Cuma, Mayıs 27, 2022
Ana SayfaMagazinHak edene tokat atılır mı?

Hak edene tokat atılır mı?

Will Smith’in tokat olayı olmasaydı Oscar’dan haberimiz bile olmayacaktı bir ihtimal. Fakat temelinde iyi oldu. Manalı bir tartışmayı gelişmeye taşıdı. Bizlere de tartışmak düşer.

Bence başlanması ihtiyaç duyulan birinci nokta ofansif gülmece noktası. Ofansif ismi üstünde kırıcı, rahatsız eden, hücum eden anlamına gelir. Gülmece kullanımının kuşgusuz tabir özgürlüğü dahil olmasında değerlendirilmesi gerekir. Ancak bence burada bakmak ihtiyaç duyulan aslolan nokta şu: ofansif mizahın muhatabı kimler olabiliyor? Hangi öbeklere kırıcı, rahatsız edici, saldırgan hareket etmek daha yaygın? Kimler bu şakalara maruz bırakılıyor? Kimler amacıyla bu şakalara cesaret ediliyor? Bunu bir cepte tutalım.

Cinsiyetçi şakalar (!) birebir bu soruların ortasına oturuyor. Rastgele gülünç bir teşhisin nihayet “a..k.” yazdığınızda örnek olarak gülünç olmuyor. Bir sözün latife olabilmesi amacıyla ilk olarak gülünç olması gerekli. Eşeysel kuvvetin böylesine yaygın oldukları bir coğrafyada a..k. demek gülünç değil.

Hanımefendiler olarak çoğunlukla “Latife canım, sen de amma abarttın”lara maruz kalıyoruz. “Joy killer” dedikleri, ortamın sevinç kaçıranı oluyoruz. Bizlerden muhtemel bu şakalara (!) ne kadar rahatsız olabileceğimizi önemsemeden, sertlik kültürünü ve ayrımcılık dinamiklerini ne kadar beslediğini düşünmeksizin razı olmak, en fena olasılıkla sessiz kalmak. Ters halde latife kaldıramayan, hassas/huysuz olmakla etiketleniriz maazallah.

Bayanların varlık gayeyi diğerlerini güldürmek değil. Sizin tadınız kaçmasın diye sınırlarının ihlaline izin verip varlığının bir gülmece malzemesi yapılmasına göz yummak değil.

Benzeyen husus Afrika kökenli Amerikalılar de ilgilendiriyor. Onların da bu gülmece medeniyeti içinde maruz kaldıkları bu. “Alt tarafı bir latife, bu denli abartma” ya da “komedyenlere bunu yaparsak tabir özgürlüğünü kısıtlamış oluruz, anlayışla karşılamak gerekli”. Bu sözde şakalar dezavantajlı olmayan öbeklere da yapılıyor mu? Yapılmıyor. O gruplardan da bu zihniyet, bu erdemlilik, bu tabir özgürlüğü toleransı umut ediliyor mu? Beklenmiyor. Taraflar arasındaki kuvvet ilişkisini irdelemek yapılması ihtiyaç duyulan ilk şey olmalı burada.

Kuvvet dengesizliğinin, dizgesel ve tarihsel bir tahakkümün oldukları bir ortamda bu tabir özgürlüğü değil, sertlik. Ve elbet bir karşılığı olmalı.

Karşılığın ne olması icap ettiğine geçmeden evvelde karşılığı kim verir noktasını da konuşmamız gerekli. Öz müdafa diye söylenen, ismi üzerine “öz”, bireyin özü tarafınca verilmesi muhtemel bir reaksiyon. Öte taraftan siyah yada değil hanımefendiler şahıslarını savunduklarında, bu savunmayı yaptıkları amacıyla dahi (ökeli) feminazi mevcut olan, aşağılanan bir pozisyondalar. Bu nedenle bu şekilde bir grubun bir başkası tarafınca da savunulması ek olarak mühim. Aslına bakarsan bu nedenle yardımlaşmanın gücünden bahsediyoruz. Dizgesel ayrımcılığa kendi maruz kalmayanların da bu savunuculuğa içinde olması rastgele bir vaziyette taraf tutmakla bir değil.

Peki bu somut vakada, savunuculuk bir çeşit “buna ben maruz kalmıyorum fakat mücadelende senin yanındayım” edasıyla mı yapılmış oldu yoksa karısını korumak için çaba sarfeden kahraman koca sıfatıyla mı? İşte orası gene değişilmesi ihtiyaç duyulan bir mekan bence. Dizgesel ayrımcılığa karşı taraf olmak gayesi ayrı, “love makes you do crazy things” izah etmesiyle, “aşkımdan kuvvete başvuran, öfkesinin denetim edemeyen kocayım” demek ayrı.

Son olarak gelelim ‘ne yapılabilirdi’ bölümüne. Ben bu ülkede büyümüş cis hetero bir kadınım. Benim saygısızlığa, saygısız şakaya, duygusal saldırıya maruz kaldığımda ilk refleksim birine tokat atmak olmuyor. Asla olmadı. Bu bir adam refleksi. İşte bunu konuşmamız gerekli.

Hukukta ölçülülük ilkesinden, oranlılık ilkesinden söz edilir. “Fizyolojik sertlik her koşul aşşagıda son olarak başvurulması ihtiyaç duyulan bir yol olmalıdır” sözü sırça köşkten edilen beyaz bir söz değil. Bir gereklilik. Bir yoksulluk. Ileri tehdit aşşagıda öz savunmadan bahsetmiyorsak, fizyolojik kuvvetle tepki vermeyi olumlamak sadece sertlik döngüsünü büyütmeye fayda.

Yapılabilecek o kadar şey vardı. Kürsüden özür dilemesini sağlayabilirdi. Ödülünü alırken bunu kınayan bir konuşma yapabilirdi. Bunun gülünç olmadığını ve buna gülen (ki özü de başta gülüyor) diğerlerinin de bu kabahate ortak bulunduğunu dikkat çeken birkaç söz edebilirdi. Sonrasında da birlikte alkışlardık. Şundan dolayı “adam erkek”lık yapmamış olurdu. Ortadan kaldırmak istediğimiz de bu bu sebeple aslına bakarsak.

Will Smith de Chris Rock da oldukça varlıklı, oldukça meşhur, oldukça ayrıcalıklı iki adam. Bu hikayede bu ikisi bakımından konuşmaya kıymet rastgele bir mağduriyet bulunduğunu düşünmüyorum. Fakat bu ofansif gülmece meselesini, maruz kalan tarafın kimliğini, tepkilerin cinsiyetini konuşabildiğimiz amacıyla memnunum. Azıcık Garp gelişmeyi hepimize iyi geldi.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

GÜNDEM

SON YORUMLAR